EMEKLİLERİMİZİN TALEP VE BEKLENTİLERİ

EMEKLİLERİN İNTİBAK SORUNU ÇÖZÜLMELİDİR

Emeklilikte temel ilke eşitlik kuralına göre emekli aylıkların hesaplanması ve artırılmasıdır. Sigorta mevzuatta yapılan değişiklikler, eşitlik kuralını korumamış ve emekli aylıkları arasında denge sağlanamamıştır. Emekli olunan tarihlere bakılmaksızın, prim kazancı ve prim ödeme gün sayıları eşit olanlara, eşit aylık ödenmesi için intibak yapılmalıdır. Her yıl aylıkları düşüren emekli aylığı hesaplama sistemi değiştirilmeli, çalışılan dönemler için “tek bir aylık hesaplama sistemi” getirilmelidir.

ASGARİ EMEKLİ AYLIĞI YENİDEN HESAPLANMALIDIR

Emekli aylığı hesaplama sistemi kendi içinde adil olmadığından, hak kayıpları da giderek artmaktadır. Çalışılan yıllarda yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre, karma sistem üzerinden emekli aylıklarının hesaplanması ve TÜFE’ye endeksli yüzdeli artışlar, sosyal güvenlik sisteminin dengesini bozmuştur. Asgari emekli aylığı hesaplama sistemine uygulanan alt sınır aylık bağlama oranı yüzde 70 olarak yeniden düzenlenmelidir. Emeklilerin insan onuruna yaraşır bir şekilde yaşayabilmesi için en düşük emekli aylığı, asgari ücretten az olmamalıdır.

EMEKLİYE, REFAHTAN PAY VERİLMELİDİR

TÜFE’ye endeksli yüzdeli zamlar, aylıkları düşük olan emeklilerimizi mağdur eden bir sisteme dönüştüğünden, 5510 sayılı Kanun’un 55. maddesi değiştirilmeli ve seyyanen zamlar ile birlikte refahtan (milli gelirden) pay verilmelidir.

AYLIK BAĞLAMA ORANI YÜKSELTİLMELDİR

Emekli aylığı hesaplanma sistemi parametreleri yetersiz kalmıştır. 506 Sayılı Kanun döneminde olduğu gibi, gösterge sistemine geçilmeli ve alt sınır aylık bağlama oranı yüzde 70 olarak belirlenmelidir. Prim kazançların güncellenmesinde kullanılan tüfe ve gelişme hızının tamamı dikkate alınmalı; gösterge sistemine geçilerek prim kazanç aralıklarına göre aylık bağlama oranı kademeli bir şekilde yeniden düzenlenmelidir. Alt sınır aylık bağlama oranı yüzde 70’den başlamalı ve prim kazanç aralıklarına göre kademeli aylık bağlama oranı belirlenmeli ve prim kazanç tavanı aylık bağlama oranı yüzde 50 olmalıdır.

EK ÖDEME ORANLARI YÜKSELTİLMELİDİR

Emekliler, harcamalarında ödemiş olduğu vergiler ile aylıkları küçültülmektedir. Vergi iadesinin yerine getirilen ve yüzde 4-5 arasında değişen ek ödeme oranları günümüzde güncelliğini yitirmiştir. KDV ve ÖTV oranları esas alınarak ek ödeme oranı yüzde 10’a yükseltilmelidir.

EMEKLİLER, KATKI PAYLARINDAN MUAF TUTULMALIDIR

Emeklilerimizin ödemiş oldukları katkı payları, emeklilerin ödeme gücünü aşmıştır. Çalıştığı dönemlerde yüzde 12 sağlık primi ödeyen emeklilerimiz, sağlık hizmeti aldığında çeşitli adlar altında kesilen katkı paylarından muaf tutulmalıdır.

BAYRAM İKRAMİYELERİ GÜNCELLENMELİDİR

Emeklilere ödenen bayram ikramiyeleri günün koşullarında yetersiz kalmaktadır. Derneğimiz, bu konuda mücadele vermiş ve 2023 yılı için bayram ikramiyesi, 2000 TL olarak güncellenmiştir. Talebimiz, bayram ikramiyesi, en az aylık ödemesi ile eşitlenmelidir.

EMEKLİ PROMOSYONLARI İYİLEŞTİRİLMELİDİR

TÜED’in uzun yılar süren hukuk mücadelesi sonucu kazanılmış, ancak günümüzde yetersiz kalan promosyon ödemelerinin artışını öngören bir güncelleme yapılmalı ve bu ödemeler adil bir artış sistemine endekslenmelidir. Promosyonların belirlenmesinde, SGK, bankalar ve Türkiye Emekliler Derneği söz sahibi olmalıdır.

EMEKLİLERE SENDİKA HAKKI TANINMALIDIR

Toplu iş sözleşmesi ile aylıklara yapılan artışlardan tüm emekliler eşit bir şekilde yararlanmalıdır. Memur emeklileri, kamu sözleşmelerinden yararlanırken, SSK ve BAĞ-KUR emeklilerine yapılan zamların altı aylık tüfe oranı ile sınırlandırılması, norm ve standart birliğini korumaktan uzak kalmıştır. Emekli aylıklarına yapılacak artışlarda ortak bir sistem getirilmeli; emekli aylıkları arasında denge korunmalıdır. “Sendika Hakkı” Anayasal bir hak ve özgürlüktür. Emeklilerin örgütlenmesinin önündeki engeller kaldırılmalı ve toplu sözleşme hakkı tanınmalıdır.

EYT DÜZENLEMESİNDE BÜTÜN SİGORTALILARA EŞİT BAKILMALDIR

08.09.1999 öncesi sigortalıların yaş koşulu kaldırılmış ve 2.5 milyon sigortalıya emekli olma hakkı tanınmıştır. 08.09.1999 sonrasında ilk defe işe başlayanlara ise, kadın sigortalılar 58, erkekler sigortalılar 58 yaş koşulu korunmuştur. Anayasamıza göre, herkes kanunlar önünde eşittir. Daha fazla prim ödeme koşuluna sahip olan sigortaların geç emekli olması yanında, emekli aylıklarının da küçülmesi, sosyal adaleti bozan bir düzenleme olarak görülmelidir. Bu nedenle, sosyal güvenlik sistemimiz yeniden ele alınmalı ve eşitliği esas alan değişikliklere gidilmelidir.

3600 EK GÖSTERGE TÜM MESLEK GRUPLARINI KAPSAMALIDIR

7417 sayılı Kanunla düzenlenen 3600 ek göstergeden, 2 yıllık yükseköğrenim gören; eğitim, sağlık ve din hizmetlerinde çalışanlar yararlanmış, teknik hizmetler sınıfında olanlar dışarıda bırakılmıştır. Ayrım yapılmaksızın, tüm meslek grupları kapsama alınmalıdır.

SGDP SİSTEMİ YENİDEN DÜZENLENMELİDİR

Çalışmak zorunda kalan emeklilerimizden kesilen Sosyal Güvenlik Destek Primleri (SGDP) uygulamasının, emekli aylıklarını yükseltecek şekilde yeniden düzenlenmesi sağlanmalıdır.

EMEKLİNİN KREDİ BORÇLARINA KOLAYLIK SAĞLANMALIDIR

Kredi veya kredi kartı borçları yüzünden bankaların kara listelerine düşen emeklilerin, kamu bankaları öncülüğünde düşük faiz oranı ile kredi ve kredi kartı borçları yeniden yapılandırılıp ödeme kolaylığı sağlanmalıdır.

EMEKLİYE AİLE YARDIMI YAPILMALIDIR

Çalışırken ödenen aile yardımı emekli olunduğunda kesiliyor. Aile yardımının emeklilik döneminde de devam etmesini sağlayacak mevzuat değişikliklerine gidilmelidir.

EMEKLİYE, KONUT ALIM VE KİRA DESTEĞİ SAĞLANMALIDIR

Evi olmayan emeklilerimize uygun ödeme koşullarıyla özel projeler yapılmalı, TOKİ projelerinde emeklilere ayrılan kontenjan yüzde 50’ye yükseltilmelidir. Aylık geliri, TÜİK tarafından yayınlanan asgari geçim standardının veya yasal Asgari Ücret’in altında kalan emeklilerimize, kira desteği sağlanmalıdır.

ÖLÜM AYLIKLARINDA FARKLILIKLAR GİDERİLMELİDİR

Ekim 2008 öncesi ve Ekim 2008 sonrası dul ve yetimlere bağlanan hak sahibi aylıklarında farklılık oluşmasına çözüm getirilmeli ve dönem farkı olmaksızın eşitlik sağlanmalıdır.

EMEKLİYE, YAKACAK ve GIDA YARDIMI YAPILMALIDIR

Aylık geliri, TÜİK tarafından yayınla¬nan asgari geçim standardının veya yasal Asgari Ücret’in altında kalan emeklilerimiz, günümüz koşullarında yetersiz beslenme ve ısınma sorunlarıyla karşı karşıya kalmıştır. Bu durumdaki emeklilerimize; yakacak ve gıda yardımları sağlanmalıdır.

EMEKLİLERİN FATURALARINDAN VERGİ ALINMAMALIDIR

Vergi, bir ülkenin en önemli gelir aracı olduğundan, her kesimden adaletli bir vergi alınması, vergi politikalarının temel ilkesidir. Emeklilerin doğalgaz, elektrik, su ve telefon faturalarından KDV ve ÖTV alınmamalıdır.

ÇEYİZ YARDIMLARINDA EŞİTLİK SAĞLANMALIDIR

Emekli Sandığı kapsamından yetim aylığı alan kız çocuğuna 12 ay tutarında çeyiz yardımı yapılırken, SSK ve Bağ-Kur’dan yetim aylığı alan kız çocuğunun evlenmesi durumunda, 24 aylık üzerinden çeyiz yardımı ödenmektedir. Kurum ayrımı yapılmadan çeyiz yardımında eşitlik sağlanmalıdır.

CENAZE YARDIMLARI EŞİTLENMELİDİR

İşçi, memur ve esnaf sigortalıları ve emeklilerine vefatları durumunda ödenen cenaze yardımlarında farklılık bulunmaktadır. Emekli Sandığı tarafından ödenen cenaze yardımı, SSK ve BAĞ-KUR kapsamında olan sigortalı ve emeklilerine de uygulanmalı ve eşitlik sağlanmalıdır.

YAŞLI BAKIM MODELİ YÜRÜRLÜĞE KONULMALIDIR

Yaşlı Bakım Modeli, sosyal devlet anlayışı içinde yürürlüğe konulmalı ve yaşlılara yönelik Anayasamızın 10. Maddesiyle getirilen pozitif ayrı ayrımcılığa uyum yasaları çıkarılmalıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir